+90 (212) 244 92 22
info@fastercv.com
Tüm Makale
CV Hazırlarken Yazılmaması Gereken 10 Şey
Tarih
Görüntülenme 4141
Hazırlayan Selin YETİMOĞLU

Sürekli CV hazırlayarak bir yerlere iş başvurularında bulunup o başvurulara cevap gelmesini beklerken geçen süre, iş arayışında olanların stresini her dakika biraz daha artırıyor. Özellikle halihazırda işi olmayanlar için bu sürecin birkaç ayı bulması, hem gelecek konusundaki belirsizlik hem de maddi açıdan yaşanan sıkıntıyla birlikte gerçek bir kabusa dönüşebiliyor.
Her ilana, ilgimizi çeken her şirkete başvurularda bulunup bekleme sürecine geçiyorken aslında bir şeyleri tam yapmadığımız için hayalimizdeki işi kaçırıyor olabiliriz. Belki de tam size göre olan bir iş başvurusu için gönderdiğiniz CV, ilgili işe alım uzmanı tarafından ilk 30 saniye içinde elendi. Zira aynı ilana başvuran muhtemelen yüzlerce, hatta belki de binlerce adaydan birisiniz. İnsan Kaynakları uzmanlarınınsa, herkesin takdir edeceği gibi, her bir CV’ye uzun uzun ayıracak vakitleri ne yazık ki yok… Bu yüzden bir CV’yi açtıktan sonra yaklaşık 30 saniye hızlıca göz gezdiriyoruz çoğumuz. Eğer bu 30 saniye içinde bir pürüzle karşılaşırsak ki bazıları sadece 10 saniye bile sürebiliyor, bir sonraki başvuruyu incelemeye geçiyoruz.
Bu yüzden de son zamanlarda “cv hazırlama taktikleri” uzmanları “CV’nizin en fazla 2 sayfa olmasını sağlayın” gibi tavsiyelerde bulunuyor. Çünkü 30 saniye içinde kendinizi en doğru şekilde aktarabilmeniz için çok kısa ve öz anlatıma sahip bir CV’nizin olması gerekiyor.
Geçtiğimiz hafta Life’d‘da yer alan makaleye göre yaygın olarak CV’lere yazılan ancak çıkarılmasının çok daha fazla yarar sağlayacağı 10 bilgi var.
Kariyer hedefi (Objective statement):Yaklaşık 3-4 yıl önce CV’lerimize giren ve bir anda pek moda olan bu kısmı biz tam doğru anlayamadık. Bizim anladığımız şuydu: “Kariyer hedefi diye bi başlık koyuyoruz, sonra da çok süslü 2-3 cümleyle ben büyüyünce büyük adam olcam yazıyoruz”. Oysaki doğrusu; o başvurduğumuz pozisyona ne katabileceğimiz ve o başvurduğumuz şirketteki kişisel hedefimizdi. Herkes birbirinden kopyalayarak “Okul hayatım boyunca öğrendiğim bilgilerle stajlarımda kazandığım deneyimleri bir araya getirerek şirketinize çok büyük faydalar sağlayacağıma inanıyorum” yazıyor. Hadi her başvuruya ayrı cümleler kurmaktan vazgeçtim, bari hangi departmanı, hangi pozisyonu hedeflediğimizi yazsaydık… İşte bunu yapamadığımız için, en iyisi bu kısmı tamamen silmek.
Kişisel bilgiler: Profesyonel olmayan özel hayata dair bilgiler vermek, CV’nizde gereksiz yer kaplamaktan başka bir göreve sahip değil. Kaç çocuğunuz olduğu o ilk 30 saniye içinde İK’cıya anlatmanız gereken asıl şey mi? Bence değil. Evet biz Türk milleti olarak özel hayata girmeyi pek seviyoruz ancak yine de belli başlı bilgilerin dışına çıkmamakta yarar var. Bunun yanında örneğin ABD’ye bir başvuruda bulunuyorsanız yaşınızı ve doğum tarihinizi de yazmamalısınız. Orada ayrımcılık konusu fazlaca hassas olduğundan bu tür bilgileri ne onlar sormalı ne de siz vermelisiniz.
Hobiler: “Kitap okumak, maça gitmek” yazacaksanız bence o kısmı tamamen silmelisiniz. Eğer sizi diğer binlerce başvuru arasında farklı kılacak bir hobiniz varsa, örneğin haftada bir “Capoeira” dersi alıyorsanız bunu yazabilirsiniz, ya da hafta sonlarında gönüllü Tango eğitmenliği yapıyorsanız bu sizi diğerlerinden ayıracaktır.
“Referans bilgileri istenildiği takdirde verilecektir.”: Artık sadece boşuna yer kaplayan bir cümle. Evet şık duruyor, “bak referansım da var yani” imasında bulunuyor ancak herkes yazıyorsa artık bir manası kalmamış demektir. Bu kısmı çıkararak 2 satır daha kazanabilirsiniz.
Fotoğraf: Eğer ABD’deki bir pozisyona başvuruyorsanız fotoğrafınızı kesinlikle kaldırmalısınız. Zira fotoğraf bulunan CV’leri direkt sildikleri yönünde duyumlar var. :) Eğer işe siyah bir vatandaş başvuruyorsa beyaz İK’cılar fotoğrafı görünce bilinçsizce önyargılı yaklaşabilirler diye böyle koruyorlarmış kendilerini. Türkiye’deyse tam tersine, fotoğrafı olmayan CV’ler özensizdir gibi bir algımız var. Öte yandan arkadaşınızla çektirdiğiniz veya plajda çekilmiş veyahut askerlik resminizi koyacaksanız, hiç koymamanızda fayda var.
Ufak iş tecrübeleri: Üniversite yıllarında birçoğumuz gerek maddi katkı olsun diye gerekse eğlenceli görünen “saçma sapan” işler yaptık. Örneğin ben bir ajansa kaydolup dizi ve filmlerde figüran olarak yer almıştım. Bana gerçek anlamda hiçbir faydası olmayan bu iş tecrübesini CV’me yazmak benim iki sayfa limiti dahilinde yer verebileceğim başarılarımın ve gerekli bilgilerimin yerlerinden çalacak. Aynı şekilde, Stand hostesliği, çeviri, kitapçıda yarı zamanlı çalışmak gibi ufak işler, eğer başvurduğunuz pozisyonla bağdaşmıyorsa bence yazmamalısınız.
Ek belgeler: Eğer iş ilanında aksi belirtilmemişse sadece CV’nizi ve ön yazınızı göndermelisiniz. Bazı adaylar sanırım “garantiye alma” amacıyla kan grubu belgesinden diplomasına kadar her şeyi ekleyip başvuruyor. “Bu dosyalar da neymiş acaba” diye açıp bakarken gitti işte 30 saniyeniz.
İletişim bilgilerinde aşırıya kaçmak: İlgili İK’cı size görüşmeye davet etmek istediğinde CV’nizdeki 3 cep telefonu numarasından hangi birini arayacağını şaşırabilir, aralarından rastgele seçerek aradığı biri adaya değil, adayın ablasına ait olabilir, o abla da tesadüfen o İK’cının arkadaşı çıkabilir. Yine muhtemelen “garantiye almak” adına yapılmış bu hareket sizi görüşmeye davet etmek isteyen İK’cıda önyargı oluşmasına sebep olabilir. “Bana ulaşamazsa babama ulaşsın” diye düşünerek size ait olmayan iletişim bilgileri vermeyin, daha olumsuz durumlar yaşanmasına sebep olabilirsiniz.
Uzun paragraflar: Geçmiş iş tecrübelerinizin açıklama kısmını uzun bir paragraf olarak yazmak yerine madde işaretlerini kullanın ve daha rahat okunabilir bir hale getirin.
İmla hataları: “Yazılmaması gereken şey: imla hatası”, evet bence de pek mantıklı durmuyor, zaten yapılmaması gereken bir şeyi neden tekrar hatırlatalım ki diye düşünebiliyor insan. Oysaki özgeçmişlerde o kadar çok imla, noktalama ve dilbilgisi hatası yer alıyor ki, CV’yi inceleyen kişi ister istemez “Daha kendi doğduğu şehrin ismini doğru yazamayan bir adaydan bizim şirkete nasıl bir fayda gelir ki” diye düşünüyor.
Özetle, eğer aylardır yaptığımız iş başvurularından bir sonuç alamıyorsak biraz da aynayı kendimize tutmamızda fayda var. Her zaman İK’cılar torpille “müdürün yeğenini” işe alıyorlar gibi düşünülse de, belki CV hazırlarken farkında olmadan yaptığımız hatalardır asıl bizi çok uygun olduğumuz o pozisyonla buluşturamayan…
KAYNAK: http://selinyetimoglu.com/

Partnerimiz:  Jooble |  Türkiye'nin iş ilanları